25 Ekim 2026, 02:25:46
Dolar 49,6918
Euro 55,7233
Altın 6.384,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ağrı 19°C
Az Bulutlu
Ağrı
19°C
Az Bulutlu
Per 15°C
Cum 16°C
Cts 17°C
Paz 14°C

Bir şehrin neden gelişemediğini, neden çevresindeki il ve ilçelerin gerisinde kaldığını merak edenler varsa, cevabı çok uzaklarda aramalarına gerek yok. Aynaya bakmaları yeterlidir.

Bir şehrin neden gelişemediğini, neden çevresindeki il ve ilçelerin gerisinde kaldığını merak edenler varsa, cevabı çok uzaklarda aramalarına gerek yok. Aynaya bakmaları yeterlidir.
REKLAM ALANI
12 Haziran 2026 14:06

Belediye ekipleri gelir, yol yapar. Kısa süre sonra yolun kenarı çöple dolar.

Belediye ağaç diker, yeşillendirme çalışmaları yapar. Daha birkaç ay geçmeden o ağaçların dalları kırılır, gövdeleri zarar görür.

Temizlik ekipleri gece gündüz çalışır, sokakları temizler. Ama bazı vatandaşlar çöp kutusunun içine atması gereken çöpü birkaç adım ötesine, kaldırıma, yol kenarına veya boş bir arsaya bırakır.

Su hizmeti verilir. Ancak bazıları suyu bir nimet olarak görmek yerine sınırsız bir kaynak sanır. Saatsiz, kontrolsüz ve sorumsuzca kullanır. Musluklar saatlerce açık bırakılır, tonlarca su boşa akar.

Şimdi soruyorum; böylesine bir anlayışın hakim olduğu yerde nasıl bir kalkınma bekleyebiliriz?

Bir ağacın kime ne zararı olabilir? Dinimizde ağacın, yeşilliğin ve doğanın korunmasına dair sayısız öğüt ve hadis varken, dikilen fidanlara zarar vermek hangi vicdana sığar?

Daha da vahimi var. Köyden hayvan gübresini traktöre yükleyip ilçe merkezine getirerek boşaltanlar oluyor. Şehrin ortasını adeta bir köy ahırına çevirmeye çalışan bu anlayış hangi mantığın ürünüdür? Bu davranış sadece çevreyi kirletmek değil, aynı zamanda yaşadığı yere saygısızlıktır.

Birçok noktaya vatandaşlar dinlensin diye banklar konuluyor. Üstelik bazıları yerinden sökülmesin diye zemine sabitleniyor. Buna rağmen o bankları söküp götürmeye çalışanlar çıkıyor. Kamu malını kendi malı gibi gören bu zihniyetle bir şehir nasıl ilerleyebilir?

Patnos’un asıl sorunu bütçe eksikliği değil, bina eksikliği değil, hizmet eksikliği de değil. Patnos’un en büyük sorunu, bazı insanların yaşadığı yere sahip çıkmamasıdır.

Şehirler sadece belediyeler tarafından geliştirilmez. Şehirleri asıl geliştiren, o şehirde yaşayan insanların ortak sorumluluk bilincidir. Temiz bir sokak, korunmuş bir ağaç, sahip çıkılmış bir park ve kamu malına gösterilen saygı; kalkınmanın temel taşlarıdır.

Bugün çevremizde hızla gelişen ilçelere baktığımızda, onların sadece daha fazla yatırım aldığı için değil, aynı zamanda vatandaşlarının yaşadıkları yere daha fazla sahip çıktıkları için ilerlediğini görüyoruz.

Eğer Patnos’un gelişmesini istiyorsak önce zihniyetimizi değiştirmeliyiz. Çöpü yere atan el, ağacı kıran el, kamu malına zarar veren el değişmedikçe; yapılan hizmetlerin kalıcı olması mümkün değildir.

Bir şehrin kaderini sadece yöneticiler değil, o şehirde yaşayan insanlar da belirler.

Patnos’un geleceği için önce yolları değil, düşünceleri düzeltmemiz gerekiyor.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.